Sonsuzluk Kervanı..

Sonsuzluk Kervanı, “peşinizde ben,

Üç ayakla seken topal köpeğim!”

Bastığınız yeri taş taş öpeyim.

Bir kırıntı yeter, kereminizden!

Sonsuzluk Kervanı, peşinizde ben…

 

Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller…

Ufuk önlerinde bayrak kulesi.

Bu gidenler Altun Kol Silsilesi;

Ölçüden, ahenkten daha güzeller.

Gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller…

 

Sonsuzluk Kervanı, istemem azat!

Köleniz olmakmış gerçek hürriyet.

Ölmezi bulmaksa biricik niyet;

Bastığınız yerde ebedî hasat.

Sonsuzluk Kervanı, istemem azat.

N.Fazıl KISAKÜREK

Reklamlar

Ey Akıl..

Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin; 
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem! 
İsterseniz hayat aşını verin; 
Sayılı nimetler bal olsa yemem! 

Ey akıl, nasıl delinmez küfen? 
Ebedi oluşun urbası kefen! 
Kursa da boşluğa asma köprü, fen, 
Allah derim, başka hiçbir şey demem! 

Necip Fazıl Kısakürek

Zaman..

Nedir zaman, nedir?
Bir su mu, bir kuş mu?
Nedir zaman, nedir?
İniş mi, yokuş mu?

Bir sese benziyor;
Arkanız hep zifir!
Bir sese benziyor;
Önünüz tüm kabir!

Belki de bir hırsız;
İzi, lekesi var.
Belki de bir hırsız;
O yok, gölgesi var.

Annesi azabın,
Sonsuzluk, şarkısı.
Annesi azabın,
Cinnetin tıpkısı.

İçimde bir nokta;
Dönüyor aleve.
İçimde bir nokta;
Beynimde bir güve.

Akrep ve yelkovan,
Varlığın nabzında.
Akrep ve yelkovan,
Yokluğun ağzında.

Zamanın çarkları,
Sizi yürütüyor!
Zamanın çarkları,
Beni öğütüyor.

Zaman her yerde ve
Her şeyin içinde.
Zaman her yerde ve
Acem’de ve Çin’de.

Kime kaçsam ondan;
Ha yakın, ha ırak?
Kime kaçsam ondan;
Ya sema, ya toprak…

Necip Fazıl Kısakürek

Günlerden Bir Gün..

Evler döşemekti bendeki tasa,
Yaptım, ettim, nöbet mezara geldi.
Yeter bana üç beş… arşın bez olsa;
Beklenmedik mallar pazara geldi.

Penceremde bir gün, günlerden bir gün:
Ses baygın, renk dalgın ve ışık süzgün;
Belirsiz bir semte insanlık sürgün…
Çek perdeyi, güneş nazara geldi!

[ Necip Fazıl Kısakürek ]